• YARIM ALTIN
    1.437,00
    % 0,76
  • AMERIKAN DOLARI
    7,5064
    % 0,61
  • € EURO
    9,0644
    % 0,54
  • £ POUND
    10,1635
    % 0,23
  • ¥ YUAN
    1,1559
    % 0,41
  • РУБ RUBLE
    0,1011
    % -0,15
  • BITCOIN/TL
    273961,142
    % 6,96
  • BIST 100
    1.530,43
    % 0,39

Isuzu ‘Yeniden yerli pick-up üretebiliriz’

Isuzu ‘Yeniden yerli pick-up üretebiliriz’

Otomobil pazarında son bir senede yaşanan hızlı değişimler, otomotiv sanayisinin diğer gruplarını arka planda bıraktı. Bu araç gruplarından bir olan ticari taşıtlar, ihracat hacimleri ve Türk mühendisler tarafından geliştirilmeleri ile önemli bir katma değer yaratıyor.

Bu kapsamda, Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan ile Türkiye ticari taşıt pazarındaki son gelişmeleri ve kendi markasının amaçlarını konuştuk.

Arıkan, pazardaki trendlerden bahsederek, Mayıs ayı itibariyle talepte bir canlanma görmeye başladıklarını belirtti. Arıkan, “Ertelenen talepler geri dönüyor. Bunu ağır ticari taşıtta da görüyoruz. İç pazarda talep yüksek. Fakat, büyüme rakamlarına 2019’a göre bakmak çok doğru değil. Ağır ticari taşıt pazarı hala 2015 senesinin çok gerisinde. Biz 2015 senesini baz alıyoruz. O yıla göre satışlarda % 70 gerideyiz. Hafif ticari de ise 2017 senesini baz alıyoruz. Burada da 2017’ye göre % 40 düşüş var. Rakamların, işlerin toparlanmaya başladığını göstermesi pozitif bir gelişme” dedi.

İhracat tarafında rakamların hala istenilen seviyede olmadığını anlatan Arıkan, “Yavaş yavaş toparlanma ile başladığımız yıla, koronavirüs salgını yüzünden kayıplar ile devam etmekteyiz. Üretimimizin % 50’si normal koşullarda ihracata giderdi. Şimdi ise % 35’lere geriledik. Pandemi döneminde % 40 ihracat kaybı yaşadık. 40 farklı pazara ürünlerimizi ihraç ediyoruz. Avrupa haricinde, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Orta Asya’ya ihracat yapıyoruz. Pandemi döneminde tüm bölgeler etkilendi. Eylül’de ihracat tarafında toparlanma görüyoruz. Bu üretime de yansıyacak. Fakat yıl sonunda yine de 2019 yılı seviyesini yakalayamayız” ifadesini kullandı.

‘HURDA TEŞVİKİ KALICI OLMALI’

Tuğrul Arıkan, koronavirüs salgını sebebiyle üretimdeki kapasite düşüşüne işaret ederek, “Ağır ticaride kapasite kullanımı % 80’lerden % 40’lara geriledi. Hafif ticari de ise kapasitemizin % 50’sindeyiz. İhracatın eski temposuna dönmesi ile bu rakamlar yükselir. Türkiye’deki ağır ticari taşıt parkı 10 yaşın üstünde. Kalıcı bir hurda teşviki, eski araçların yenilenmesinin önünü açar. Bu araçlar, hem çevreye zararlı hem de daha fazla yakıt tüketiyor. Bu düzenleme yapılırsa, üretim açısından olumlu sonuçları olur. Ağır ticaride iç pazardaki toparlanmanın önümüzdeki senelerde gerçekleşeceğini öngörüyoruz” dedi.

ELEKTRİKLİ OTOBÜS VE KAMYON YOLDA

Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, elektrikli ve doğal gaz ile çalışan araçlar üstünde yapmış olduğu çalışmalar hakkında da bilgiler paylaştı.

Önümüzdeki yıl elektrikli bir otobüsü satışa sunacaklarının önemini vurgulayan Arıkan, “Doğalgaz ile çalışan otobüsümüzü ise daha önce satışa sunacağız. Bunun haricinde, mobilite teknolojileri üstünde de yapmış olduğu çalışmalarmıza devam etmekteyiz. Mobil telefonlar ile otobüsleri entegre edeceğiz. Ayrıca, otonom, yani sürücüsüz teknolojiler üzerine de eğildik. Yerli firmalarla iş ortaklıkları yaptık. Bu iş ortaklıklarının % 70’ini yerli girişimler ile yaptık. Elektrikli otobüsün bataryasını yurt dışından alıyoruz. Motorlar şuan için ithal. Fakat, yönetim sistemlerini burda yaratacağız” dedi.

Otobüsleri elektrikliye döndürmenin çok sorun olmadığını kaydeden Arıkan, “Bir otobüsü geceden şarj edince gündüz yeterli menzil sağlanabiliyor. Fakat, kamyonda gidilen mesafeler daha fazla olduğundan, menzil artırmak için daha büyük batarya kullanmak gerekli. Bu ise aracın taşıma kapasitesini düşürüyor. Çalışmalarımızı bu konu da optimum dengeyi bulmaya yoğunlaştırdık. Kamyondaki elektriklenme otobüsten daha geç olacak. 2-3 yıl içinde, elektrikli kamyon da tanıtmayı amaçlıyoruz” bilgisini verdi.

‘YERLİLİK ORANI DÜŞMESİN’

Arıkan, otomotivde gelişen teknolojilere bağlı şekilde, sanayideki yerlilik oranının korunması gerekli olduğu uyarısında da bulundu.

Türkiye’nin otomotivde çok ileri bir ülke olduğunu vurgulayan Tuğrul Arıkan, “Yan sanayimiz çok olgun bir düzeyde. Fakat, yeni alternatif yakıtlı araçlarda ithal teknoloji payı artıyor. Bu alanda da yan sanayide yerli oranının korunması gerekli. Ticari araç satış adetlerinin binek araç kadar fazla olmamasından dolayı, bu alanda yeni teknoloji yatırımları çok verimli olmayabilir. Bu noktada, yerlileşme oranın azalmaması adına verilecek teşvikler çok önemli. Yerli sanayinin önündeki en büyük risklerden biri budur. Bunlar yapılmaz ise, üretimde yerlilik oranının düştüğüne şahit oluruz” dedi.

‘ŞARTLAR OLUŞURSA D-MAX’İ YENİDEN ÜRETEBİLİRİZ’

Arıkan ile, şirketinin kısa bir zaman öncesine kadar üretmiş olduğu pick-up modeller üzerine de konuştuk. Isuzu’nun elektrikli bir pick-up geliştirdiğini fakat fiyatının yüksek olduğunu belirten Arıkan, “Bu gibi modeller ile ilgiliyiz. Fakat, pick-up satışlarının çok yüksek olmaması yüzünden, elektrikli pick-upların maliyeti konvansiyonel motorlu olanlara göre çok yüksek kalıyor” dedi.

Yeni Isuzu D-Max hakkında da bilgiler veren Arıkan, “Yeni D-Max yıl sonunda satışa sunulacak. İlk etapta araç Tayland’dan gelecek. Pazardaki gelişmelere bağlı şekilde, Türkiye’de yeniden D-Max üretmeye başlayabiliriz” dedi. Tuğrul Arıkan, Türkiye’de üretilecek tek pick-up model olan yeni D-Max’in 1.9 litrelik dizel motor ile satışa sunulacağını söyledi.

‘VİRÜSÜN YAYILMASINI YÜZDE 90 ENGELLİYORUZ’

Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, koronavirüs salgını kapsamında aldıkları önlemleri de anlattı.

Ürettikleri araçlarda virüsün yayılmasını engellemek adına çeşitli çözümler geliştirdiklerinden bahseden, “Araçlara UV lambaları yerleştirmeye başladık. Gebze Teknik Üniversitesi’nden bu konu da onay aldık. Personel ve okul servisleri yolcu almadan bir saat önce araçları UV ışığı altında tutuyor. Turist taşıyan araçlarda, bu lambaları bagaj bölümüne de monte ettik. Ayrıca, klima sistemine özel filtreler yerleştirdik. Bu gibi çalışmalar, virüsün yayılmasını % 90’a varan şekilde önleyebiliyor. Araçların girişlerine de termal kamera sistemi koyduk. Bu kameralar, ateş ölçüyor ve maske kontrolü sağlıyor. Bu teknolojileri, yalnızca fabrikada yeni üretilen araçlara değil, piyasada bulunan araçlara da monte edebiliyoruz” dedi.